Bizim Cehaletimiz Birilerinin Silahıdır!

Bizim Cehaletimiz Birilerinin Silahıdır!

Bizim Cehaletimiz Birilerinin Silahıdır!

Herkese merhaba,

Felsefedeki “ignorance is bliss” kavramı, Matrix filminde geçtiğinden beri epey ünlendi. “Cehalet Mutluluktur” şeklinde Türkçeleştirebileceğimiz bu kavram, özetle “bazı şeyleri bilmemek bazen bizim için daha iyidir” anlamı taşır.

Bu, gerçekten de öyledir ve psikolojik dayanakları da vardır(Fazlaca duyarlı insanların daha çok üzüldüğü bilinen bir gerçektir). Yani kötü şeyleri görüp, varlıklarından emin olup, onları bildikten sonra bunun üzüntüsünü yaşarız ve artık bu acı şeyleri bilmediğimiz zamandaki gibi mutlu kalamayız. Örneğin, eşiyle çok mutlu bir ilişkisi olan biri, günün birinde eşinin kendisini aldattığını öğrendiğinde, bu bilgi onu mutsuz eden kaynak olacaktır. Oysa aldatıldığını bilmeden önce nasıl da mutluydu? Ya da hayranı olduğunuz bir müzisyenin bestelerinin çalıntı olduğunu öğrendiğinizde, dostunuzun aslında bir çıkarı için sizinle arkadaşlık kurduğunu anladığınızda… Kısacası bazı şeyleri bilmemenin, -gerçeği öğreninceye kadar- bizi dingin veya sakin tuttuğu bir gerçek.

Uzun süredir sosyal medyada bir refleksle “cehalet mutluluktur”, “delilik erdemdir”, “akılsızlık, mutluluğun kaynağıdır” gibi paylaşımlar görüyorum.  Sanırım tüm bunların kaynağı “ignorance is bliss”in yanlış anlaşılması. Bilmeyen de bizim toplumun çok akıllı, entellektüel ve bilgi kurdu olduğunu ve bundan dolayı mutsuz olduğunu zanneder.:) Bu gibi -sadece kartpostallarda anlam bulan- cümlelere inanmak bile başlı başına bir cehalet örneğidir. Genellikle yaşanan toplumsal sorunlar cehaletten, hurafeye batmaktan, delilikten, bağnazlıktan, akılsızlıktan doğar. Mutlu olmak, delilikle değil; yaşam kalitesi ile ilgilidir. Aklın ve bilimsel düşüncenin ürünü olan Psikoloji, bize yaşam kalitemizi nasıl yükselteceğimize dair onlarca tavsiye sunuyor.

Bakınız Kuzey Avrupa ülkeleri araştırmalarda(nasıl bir yöntem uyguladıklarından emin değilim) en mutlu ülkeler çıkıyor. Deli ya da akılsız olmadıklarından eminiz. Bence mutluluk nedenleri refah, barış, adalet, eğitim, ekonomi… Aksi halde Dünyanın en mutlu ülkelerinden biri olabilirdik. Sık sık TVlerde bir dağ köyünde yaşayan insanları gösterir ve çok mutlu olduklarına değinirler. Eğer gerçekten de çok mutlularsa, mutluluklarının kaynağı cehaletleri değil, kısıtlı bir alanda doğayla içiçe yaşayıp nispeten kötü şeyler görmemeleridir.

Tam da bu noktada; deliliği bir kenara bırakmalı aklımızı kullanmalı ve daha kaliteli bir yaşama doğru ilerlemeleyiz. Herkese mutluluklar dilerim….

Konuya dair şirin bulabileceğim tek şey Erasmus’un eseridir. Desiderius Erasmus(1466-1536)’un “Deliliğe Övgü” kitabı da deliğin bilge olmanın bir formu olduğuna değinir. 2001′de Aslı’nın tavsiyesi ile keyifle okumuştum..

Bir cevap yazın