bahar alerjisi tedavisinde yaşadığım ilginç birşey. Sonuç : Gayet güzel :)

bahar alerjisi tedavisinde yaşadığım ilginç birşey. Sonuç : Gayet güzel :)

2007’de başlayan rahatsızlığım, o zamandan bu zamana giderek arttı. İlk başlarda pek takmıyordum çünkü hastalığı bilmiyordum, önemsemiyordum. Aradan iki seneye yakın bir zaman geçti. Bu süre zarfında sadece burun spreyi kullandım. İlk zamanlar tabi bunu kullanmak eğlenceli bile olabiliyordu. Nasılsa sadece bahar ayında oluyor diyerek geçiştiriyordum. Antihistaminik nedir bilmiyordum.

İki seneyi nasıl geçirdim bilmiyorum. Her sabah yataktan kalktığım gibi hapşırık krizleri. Resmen beni kalbi duran hastaya elektro şok uygulanmış gibi yapıyordu. Burun akıntısı oluyordu zaten. Ama şuan yaşadığım kadar şiddetli değildi.

Nasonex

Aile hekimim gene burun spreyi yazıyordu. Ama günden güne mahvolduğum belirgindi. Herkes de doktora git artık falan demeye başlamıştı. Nitekim kendim de artık bıktığımdan; doktora gitmeye karar vermiştim. İzmir’de yaşıyor olmam avantajdı benim için. İzmir’de sadece iki hastanede alerji bölümü vardı. Bundan başka yere gitme şansınız da yoktu. Ege üniversitesine gideyim diye yeltendim. Duydum ki millet geceden sıraya giriyormuş muayene için. Bana daha yakın olsa bile oraya gitmek zulümden başka bir şey olmayacaktı. Dolayısıyla sadece bir seçeneğim kalıyordu. Eski adı Yeşilyurt Devlet Hastanesi olan Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi…

Sabah erkenden yola koyuldum. Gittiğimde kalabalık bir sıraya girdim. Kaydımı yaptırdığımda öğrendim ki öğleden sonraya kalacaktım muayene için. Çaresiz beklemeye başladım. Beklerken de bildiğiniz sıra muhabbetlerine kulak misafiri oldum/katıldım. İnsanlar tedavi için Balıkesir, Çanakkale, Muğla, Afyon vb. illerden buraya gelmişler. Onları görünce halime şükrettim. En azından tedavi olacağım hastane bulunduğum şehirdeydi.

Öğleden sonra sıra geldi. Uzman Doktor Özlem Göksel’e muayene oldum. Kan tahlili falan yaptırdım. Solunum testi yaptırdım. Tabi bunların sonuçlarını bir hafta sonra alacaktım. Bir hafta sonra sonuçları alıp girdim tekrar muayeneye. Alerji başlangıç seviyesindeymiş. Dolayısıyla aerius isimli hapı ve burun spreyini yazdı gönderdi. 6 ay sonrasında görüşmek üzere… Kan tahlil sonuç kağıdında alerjen olduğum maddelerde zeytin ağacı gibi şeyler yazıyordu… Neyse ben bunu zaten pek sallamadım.

Düzenli olarak ilacımı ve spreyimi kullanıyordum. Ama aşırı bir halsizlik uyku hali ve agresif bir yapım olmaya başlamıştı. Bunu takmadan hayatıma devam etmeye çalışıyordum. Ama alerji belirtileri kesilmemişti. Sadece azalmıştı. Hele aerius isimli hapın bir işe yaradığını hiç sanmıyordum. Bir ara dedim kullanmayacağım. Kullanmadım bir hafta kadar. Meğersem o hap beni ayakta tutuyormuş. Resmen mal gibi oldum yaz gününde…

Doktora  tekrar kontrole gittim. Durumu anlattım böyle böyle diye. Ekstra bir şey söylemeden tekrar yazdı ilaçları gönderdi beni. Anladım ki ömür boyu böyle gidecekti bu. Bir de oradaki astım olan hastaları gördükçe iyice moralim bozuluyordu. 1,5 sene geçti. Ben hala arada bir kan testi solunum testi ciğer filmi haricinde tedavide bir değişiklik görmüyordum. Sanırım değerlerim de giderek kötüleşiyordu. Doktorum aşı tedavisi yapacağız dedi. Ben de ne gerekiyorsa yapalım dedim. Çünkü ciddi manada kurtulmak istiyordum bu illetten. Test yapıldı. Bu sefer çizik testi yaptılar. İki kolumu nokta nokta deldiler. Sonra üzerine alerjen maddelerin bulunduğu 30 tane falan damla damlatıldı. Ona göre hangi maddeye alerjim var hangi aşı yapılacak belirlendi. Benim yeşil bitkilere aşırı derece de duyarlılığım varmış. Neyse aşı belirlendi.

 

Aşıyı sosyal güvencemiz karşılamıyormuş. Aşıyı da ben kendi cebimden aldım. O zaman asgari ücretin 3’te biri kadar para bayıldım. Sadece başlangıç aşısına 2 minik şişe. Allergovit adı. A ve B olmak üzere iki ayrı cam şişede… Her dozun hangi zamanda vurulacağı falan belliydi. Toplam 8 hafta sürecekti. Her hafta bir aşı…

8 hafta boyunca doktora gittim aşımı yaptırdım. Aşı vurulduktan sonra resmen sersemletiyor. Zaten aşının yapıldığı kolda aşırı ısınma ve şişme meydana geliyor. O kolunuzu o gün zorlamanızın mümkünatı yok. Ek olarak ben rapor aldım birkaç gün. Çünkü aşırı bir şekilde halsizlik ve uyku hali yapıyordu. Aşı süresince de haplara az da olsa devam ettim. Burun spreyini kestim. Sonrasında yavaş yavaş tamamen bıraktım. 6 ay bu şekilde idare ettim. Ama aşının bir etkisi olduğunu hiç sanmıyordum. Akabinde askere gittim. Askerde ne yapacağım ne edeceğim diye düşünürken, o tempoda aklıma bile alerji. Hergün toz toprak ot içinde olmama rağmen hiç rahatsızlık yaşadığımı hatırlamıyorum. Aklıma şu ihtimal gelmişti. Acaba İzmir’in havası mı mahvediyordu beni?

Derken askerlik bitti. Son aylarda ara ara alerji nüksetmişti ama tınlamamıştım o kadar. Çünkü askerden sağ salim gelmek daha önemliydi benim için. Alerji yoktu kafamda. Eve gelmemle birlikte gene alerji kendini göstermeye başlamıştı. 2 ay sonra bir sabun fabrikasında işe başlamıştım. Alerjim de bunun etkisiyle olsa gerek fena halde artmıştı. Burnumun akmadığı gün rahat nefes alabildiğim an hatırlamıyorum. Kendimi tedavi etmek için pekmez içiyordum her sabah. Isırgan otu çayı yapıyordum kendime. Ama bir yararı olmuyordu. Artık şunu düşünmeye başladım. Benim sorunum alerji değildi.

Kulaklarımın içi kaşınıyordu. Genizim kaşınıyordu. Burnumdan resmen su akıyordu. Alnımda sanki su vardı ağırlık yapıyordu başıma… Bütün bunları göz önüne alarak özek bir sağlık kuruluşuna kulak burun boğaza gittim. İyi bir doktora durumumu anlattım. Kamerayla falan baktı burnuma kulaklarıma… Kulak burun boğazla ilgili bir problemim olmadığını söyledi. Alerjik bir burun mukozom olduğunu söyleyerek xyzal isimli hapı ve nasonex isimli spreyi verdi gönderdi. Uzun zamandır hap ve sprey kullanmıyordum. Askerden geleli 9 ay olmuştu. Hergün rezil rüsva oluyordum ama gene de inat edip ilaç kullanmamıştım. Neyse dedim alayım da bulunsun dedim. Güzergahımdaki bir eczaneye girdim. Reçetemi verdim. İlaçlar belliydi zaten. Eczacı amca çıkardı ilaçları. Sanki hiç kullanmamışım gibi sordum. Bunları ne kadar dozda ne zaman kullanacağım diye. Her ikisine de akşam yatmadan önce tok karına alacaksın dedi. Spreyi dedi bir fıs iki burun deliğine sık ve çek dedi. Sonra hemen yat dedi. İyi dedim çıktım.

Daha önce de öyle kullanıyordum. Ama genelde yatmadan baya bir önce kullanıyordum. Neyse tam yatmadan önce hapı aldım. Akabinde spreyi sıktım tıkalı olan burnuma. Zor da olsa çekmek için zorladım kendimi. Sabah uyandım işe gittim. İşyerinde çalışırken fark ettim ki. Bugün hiç hapşırmamıştım ve hiç burnum akmamıştı. Sadece tesadüftür dedim geçtim. O gün gerçekten güzel bir gün geçirdim. Tabiri caizse ciğerlerime rahat rahat nefes aldırdım. Neyse akşam gene yatmadan önce burun spreyini sıktım iyice çektim ve yattım. Hapı bilerek almadım. 1 hafta sonra alerji doktoruna gidecektim kan testi falan yaparsa yanlış çıkmasın değerler diye… Sabah uyandım işe gittim. Aman Allah’ım burnum ne kadar da açık anlatamam. Rahat rahat nefes alıyorum. Hapşırma yok. Resmen kuşlar gibiyim… Bir haftadır hergün bu şekilde hap kullanmadan sadece nasonex isimli spreyi kullanarak rahatladım. Ve sadece bir fıs sıkıyorum. :)

Bugün alerji doktoruma gittim. Solunum ve ciğer testlerim gayet güzel. Durumu ve yaşadıklarımı ona da anlattım. O zaman bana bu şekilde devam etmemi söyledi. 6 ayda bir kontrole gideceğim sadece. Duruma göre gene aşı tedavisine devam edeceğiz. Şimdilik her şey yolunda arkadaşlar. Arada bir spreyi kesip durumumu gözeteceğim. Onları da gene ekleme yaparım buraya…

Ama işin sırrı bence ilaç da değil ilacı nasıl kullandığınızda… Nasonex sprey; yatmadan hemen önce her iki burun deliğine bir fıs ve iyice içine çekin. Sonra sırt üstü uzanın ve akabinde uyuyun. :)

Herkese geçmiş olsun. Değerli yorumlarınızı esirgemeyin…

Ali Akdemi

Bir cevap yazın