ilk bisikletim ve günümüz bit pazarı

ilk bisikletimi aldığım gün geldi aklıma, çocuktum, Sene Belki 1993 Belki 1995, babamla birlikte halkapınarın yakınında kurulan halk pazarına ( hatta doğal ismi bit pazarına ) gitmiştik, ev için gerekli sebze meyveler alınırken babam elindeki parayı da hesap ederek “eğerki paramız kalırsa şu az evvel gördüğümüz bisikleti sana alabiliriz demişti” bense baya hevesliydim ama o zaman çocukluk hali işte ne kadar parayla pazar alışverişi yapılır, paramız kalırmı diye düşünemiyordum… SOnra pazar alışverişi bittiğinde ise babamın tekrardan bisikletçiye doğru yöneldiğini çok net hatırlıyorum… Ve bisikleti almıştık…
ne kadar mutlu olmuştum anlatamam. Hatta kontra özellikli değildi ama ben yinede çok sevmiştim o bisikleti. İlk başlarda 4 tekerlek, sonrasında 3 tekerlek… ve en sonunda 2 tekerlek olarak kullanmaya başlamıştım… 25/04/2016
————————————————————————-
Sene 2018 ve ben geçtiğimiz hafta yeniden bit pazarına gittim. Bu bit pazarlarında teknolojik eski ürünleri veya kullanılmayan ürünleri ucuza alabileceğiniz bir yer. Bende açıkcası bu amaçla gitsem de… /devamı geliyor.
Vardık bit pazarına. Yeri Kahramanların arka tarafında kalıyor. Ulaşımı İzban veya Metro da Hilal Durağında iniyorsunuz. Ve yaklaşık 10 dakikalık yürüyüş sonrası, Polis kontrol noktasına giriyorsunuz. Burada, sanki yurtdışına veya ülkesınırından geçmeye çalışan mülteci gibi hissetmeniz bir hayli normal. Çok iyimser davranırsak, konser alanına girmeye çalışır gibi düşünmeniz de normal gelebilir. 🙂 Polisler önce sizi GBT sorguluyor, sonrasında ise üst baş araması, üzerinizde uyuşturucu, silah, bıçak gibi suç unsuru var mı yok mu, bunlara bakılıyor. Neyse bit pazarının güvenli bir yerde kurulmadığı bir gerçek. Çevre brezilyanın arka sokaklarında yer alan evler gibi (sanki oraya gittim ya :P) Üzülerek söylüyorum ki, çevre düzensiz.
Biz çarşı gibi olan sokaktan geçtikçe, rahatsız etmeyen bakışlarla karşılaştık diyebilirim. Çevrede her 150 metre aralıklarla sıralanmış PÖH, polis arabası felan var. Buraya güvenlik katıyor diyebilirim. Sebebinin ne olduğunu bilmesemde her insan gibi doğal şekilde düşünebilirsiniz.
Neyse, tam nerede olduğunu birilerine soracaktık ki, sonradan polis olduğunu öğrendiğimiz 2 kişi daha bize GBT yaptı felan. 😀 vay be ne heyecanlı. Bu seferde bu abiye sorduk, “Nerde abi, bit pazarı?” gösterdi sağolsun. Oraya vardık. Açık havada gittiğimizden bir sıkıntı da yoktu. Ama Bit pazarı yazısının altında, pazar namına birşey kalmamıştı. Biz akşam üstü saat 16:30 – 17:00 civarı gittiğimizi düşünürsek, sanırım bir hayli geç kalmıştık ve adamlar bizi beklicek babuş, deyip 2 tur attık çıktık. Çoğu tezgah toplanmıştı. Belki 3 belki 5 masa vardı, toplanmayan. Bi baktık, birşey göremedik. Bi amca ile sohbet ettik. Kaçta açılır, sadece pazar günü mü felan. Cumartesi gününden gelenler de oluyormuş. Hatta sabaha kadar duran da… Ama gece gitmenizi tabiki de tavsiye etmem. Bazı elektronik ürünler var, eski küçük tvler, müzik seti felan. Hatta dikkatimi çeken kitaplarında olduğuydu. Onun dışında pek fazla birşeye göz atmak da istemedim. Hemen çıkalım buradan dercesine, harekete geçtik. Artık çıkışa doğru giderken, polis ağbiler sağolsun bu sefer GBT üst kontrol felan yapmadılar. Hoş, her biri için yaklaşık 5 dakika zaman kaybı olduğunu düşünürsek… oHooooo…
Bisikleti aldığım yerde burada bir yerdi, ya da Halkapınar tren istasyonun olduğu yerdi. O zamanlar ne hızlı tren vardı, ne de metro hattı. Öyle işte.
Eski bit pazarından eser yok şimdi, Eski bit pazarı nerde biz nerdeyiz. Bunlara belki şarkılar bile uyarlanabilir ya. Neyse. Hepinize iyi günler diliyorum. Esen Kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir